Dil demek kültür demektir aynı zamanda, hepimiz biliyoruz. Peki yapay dille kültür arasında ne gibi bağlar vardır? bunları cevaplayacağız.

Öncelikle insanlar tarih boyunca farklı coğrafyalarda yaşadığından mütevellit deri rengi farklılıklarına, dil farklılıklarına ve gelenek farklılıklarına sahip olmuşlardır. Sıcak iklimde yaşayanların siyahi olması, soğuk iklimde yaşayanların soluk benizli olması deri renginden bir misaldir. Diğer bir misalse adetlerdir. Arapçada çölle, deveyle ilgili farklı farklı kelimeler varken kar ve buz ile ilgili kelime sayısı kısıtlıdır. Eskimolarda ise istemediğiniz kadar kar ile, buz ile ilgili kelimeler vardır. Ayrıca ingilizcede bacanak, elti, baldız, görümce gibi kelimelerin direkt karşılığı yokken türkçede vardır. Bu yüzden coğrafyalar adetleri değiştirdiği gibi dilleri de değiştirir. Bir dilin başka bir dile bire bir çevirilmesinin zorluğu da bundan kaynaklanır. Misal türkçede “the” artikeli gibi bir edat/artikel yoktur. İngilizce öğretmenleri bile yeri gelir bu artikeli / belirteçi anlatamazlar. Arapçadaki “El” artikeli ile %100 oranda aynı işlevi görmektedir. Ana dili Arapça olan birisi the=el der algılar bir Türk için zordur. Aynı şekilde İngilizcede -mişli geçmiş zamanın direkt bir karşılığı yoktur. Bazı karşılıklar vardır lakin tam karşılamaz.

Diğer bir örnekse İngilizcede ekmeğin sayılamayan bir nesne olmasıdır. Peki 2 ekmek nasıl istiyorlar? 2 loaf of breads yani 2 somun ekmek diyorlar. Ekmeği sayılabilir yapmak somuna bağlı yani bizde bu yoktur. Biz ancak dilim ekmek derken “dilim” kullanırız fırından “somun” şeklinde kullanışımız nadirdir.

Örnekler çoğaltılabilir üstelikte her dil için bizse konuyu yapay lisan perspektifinden irdeleyeceğiz. Elbette her yapay lisanın bir kültürü de vardır. Her ne kadar dünya dili olarak geliştirilen yapay diller olsa da her dil sahibinin ana dilinin özelliklerini çoğu kez yansıtır. Globalleşen dünya ise yeni bir kültür oluşumuna yol açar. Bir yapay dili konuşan topluluk kendi kültürünü de oluşturmuş olur. Sonuçta aynı evde büyüyen kardeşler kendilerine farklı hayatlar çizebildiği gibi her dil de kendine farklı bir kültür rotası çizer. Kuşkusuz bunun oluşumu kaçınılmazdır.

Kültür Oluşumu İyi midir Kötü müdür?

Bu konuda şunu kesin söyleyebiliriz ki, kültür oluşumu kötü değildir. Yeni bir kültürün oluşumu ayrışma gerektirmez yahut başka bir hakim kültürün egemenliğine tehdit maksadı taşımaz. İnsan toplulukları tarih içerisinde birbirinden uzaklaştıkça yeni kültürler oluşturur. Yahut bir kültür diğer biri içerisinde eriyip gider.

Aktif olarak tam teşekküllü bir yapay dille uğraşıyorsanız bir kültürün tohumunu attınız demektir. İstediğiniz kadar atmadım deyin attınız. Misal Türki diller tabanlı bir yapay dil yaparsanız tam teşekküllü siz de yeni bir Türki kültür oluşturmuş olursunuz. Tabi “al bir kültür oluşturdum” deyince tüm öğeleriyle anında zuhur edecek değildir. Zaman içerisinde olacak bir şeydir. Yapay dili siz yaparsınız ama kültürünü o dili bilenler şekillendirir.

Kültür Kavramı Yanlış Anlaşılmıştır

Fransız ihtilalinin getirdiği kavmiyetçilik akımı neticesinde kültür=kavim görüşü dünyada yerleşmiştir. Fakat her kavmin kültürü olduğu gibi her kültürün kavmi olmak zorunda değildir hatta her kültür tamamen farklı olmak zorunda değildir. Bir kültürde içinden çıktığı kültürden kısa süreli kopuş yaşanıyorsa yahut içinden çıktığı kültürden farkı pek yoksa bu bir alt kültür olmuş olur.

Kültürler ayrışma, kavga aracı değildir ve olmamalıdır; kültür adı üstündedir. Kültürlü ve bilgili olmaya yarar. Yeni kültürler tanıdıkça ufkunuz açılır yeni şeyler öğrenirsiniz, bakış açınız değişir. Yapay diller de bunun için harika bir fırsattır.

Mustafa Kaptan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir