İçeriğe geç
Enver paşa alfabesi

türkler dünyadaki ilk tam teşekküllü yapay dili yapmıştır bunu biliyoruz. Peki alfabe de yaptığını biliyor muyuz? çoğu kişi enver paşanın yeni bir alfabe yaptığını bilmez. huruf-ı munfasıla denilen bu harfler  Enver Paşa‘nın Osmanlı Türkçesinin yazımını kolaylaştırmak üzere Arap alfabesini gözden geçirerek elde ettiği yazı sistemidir. Sistem, Harbiye Nezâretinin de katkısıyla uzun süre kullanımda kalmıştır. Bu sisteme göre harflerin son biçimleri birbirine bağlanmadan kullanılıyor ve sesli harfler de gösteriliyordu. Enver Paşa, 1917 yılında bu sistemi öğretmeye yönelik Elifbâ adlı bir okuma kitabı hazırlamıştı. Yazının resmî olarak mı sona erdiği yoksa kendiliğinden mi terk edildiği bilinmemektedir. Bu yazı sistemi 35 ünsüz ve 10 ünlü olmak üzere toplam 45 harften oluşmaktadır.

Tarihçi murat bardakçı ise enver paşa yazısının kazım karabekir tarafından oluşturulduğuna ait iddia paylaşmıştır. işte kendi kaleminden bununla ilgili mevzu;

Kâzım Karabekir, ‘Enver Paşa yazısı aslında bana aittir’ diyor

İSTİKLÂL Harbi’nin kahramanlarından Kâzım Karabekir, hatıralarında “Enver Paşa Yazısı” olarak bilinen alfabe ile imlâyı 20. yüzyılın ilk senelerinde Rumeli’de görev yaptığı sırada bizzat geliştirdiğini ama Enver Paşa’nın bu sistemi sonraki yıllarda kendi buluşu olarak uygulamaya koyduğunu yazar.

ALFABEYİ BASİTLEŞTİRDİLER

Karabekir, hatıralarında yeni imlâ ve kroki çizimi ile ilgili olarak şöyle demektedir:

“…Bölüğün çavuş, onbaşılarıyla efradından (erlerinden) istidadı olanları ayırdım. Bunlara evvela kroki öğrettim. Pek çabuk tepe, dere, yol, köprü, orman vesair işaretleri öğrendiler. Büyük küçük muhtelif sınıfları işareti de böyle. Şimal (kuzey), cenup (güney) ve mikyas hakkında dahi basit şeyleri öğrettim. Birkaç derste kroki yapabilmeye başladılar. Arazide tatbikat ile de birkaç hafta uğraştım.

Aynı zamanda okuma yazma dersi de açtım. Evvela rakam bellettim. Sonra harfleri ayrı ayrı yazmak usulüyle ve ancak Arabi kelimelerde kullanılan harflerden sarf-ı nazar ederek elifbayı basitleştirdim. Huruf-ı munfasıla (ayrı harfler) ile efrad (erler) çabuk okuyup yazıyor. Bunu o zaman pek samimi arkadaşım olan Enver Bey pek beğendi. Harbiye Nazırı olunca kimseye haber vermeden bunu bütün millete tatbik ediyordu. ‘Benim itirazıma karşı çıkan ilk sendin, neden beğenmiyorsun?’ dedi. Ben neferler için kabul etmiştim. Bunu esaslı öğrenen diğer tarzı da okuyabiliyordu. Fakat münevverler (aydınlar) için bu mufassal (ayrıntılı) harflere kim taraftar olurdu? Fakat, Enver Paşa’ya anlatamadım.

Üç aylık faaliyetimin müthiş semeresini topladım. Muhtelif sınıflara ufak bir tatbikatta benim küçük zabitlerim mükemmel rapor ve kroki gönderdiler. Harekâtı idare eden Enver Bey tenkit esnasında dedi: ‘Zabitlerin yazdıkları raporlara küçük zabit diye adres yazması doğru değildir. Zabit adresini ‘zabit’ diye yazmalıdır.’ Dedim: ‘Okuduğunuz imzalar hakikidir. Onu yazanlar zabit değildir. Zabitlerin de raporları var ve imzalarını zabit olarak atmışlardır.’ Şimdiye kadar küçük zabitlerin mesai tarzı ve neticesini herkesten saklamıştım. Bölükte bir müddet zabitsiz de kalmıştım. Alay zabitleri bile mesaimi bilmiyorlardı. Küçük zabitlerin krokili raporları umumun hayretini çekmiştir.

1.cumhurbaşkanımız ise bu mesele hakkında şunları söylemiştir;

“Bu iş, iyi niyetle yapılmış olmasına rağmen, yarım yamalak ve zamansız yapılmıştır… Savaş zamanı, harflerle uğraşılacak zaman mıdır? Ne için? Haberleşmeyi kolaylaştırmak için mi? Bu sistem haberleşmeyi eski sisteme göre daha yavaş ve daha güç kılmıştır. Hızın önem kazandığı bir zamanda, işleri yavaşlatan ve insanların kafasını karıştıran bu atılımın avantajı nedir? Fakat madem bir işe başladınız, bari bunu doğru dürüst yapacak cesareti gösteriniz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.