Anlayışçılık tarihi

Anlayışçı nizamın tarihi 1998 kasım ayında başlar Mustafa Kaptan çocukluğundan beri dil bolluğu içerisinde büyümüştür bunu çok dile getirdik bir de işin dini ve güncel konular boyutu da vardır yaşıtları oyun dünyasında boğulurken Mustafa kaptan haber bültenleri ve dini programlar izlemiştir hakeza ailesi de bu konulara da ilgi sahibiydi. Elbette ilköğretim yıllarında tam teşekküllü bir felsefe ortaya koyacak kadar bilgisi yoktu bununla birlikte kendi çapında bir şeyler ortaya atmıştır, çeşitli konular hakkında fikrini beyan etmekten, münazara yapmaktan çekinmemiştir. Nomuli için “dünyadaki haksızlıklara sembolik bir tepki” diyoruz ya bu tepkinin kaynağı anlayışçı düşünce sistemindedir. düşünce sistemi ilk yıllarında yapay dil projesini de doğurmuştur zamanla mantık çerçevesine oturmuş ve iyiden iyiye bir paradigma halini almıştır. 2011 yılındaysa “anlayışçılık” adı verilen düşünce sistemi bugün bildiğimiz belli başlı hatlarla açık açık dile getirilmiştir.

Anlayışçı nizam açık açık dile getirildikten sonra onun varlığı için böyle bir şey yok diyenler de çıkmıştır, böyle bir şey olmamalı diyenler de çıkmıştır. Çeşitli dünya görüşlerinden insanlar anlayışçı nizam fikrini çürütmek için Mustafa Kaptan ile münazara etmiştir ve elleri boş dönmüştür ki münazara isteyen taraf hiçbir zaman Mustafa Kaptan olmamıştır teklifler hep karşıdan gelmiştir. Tarihsel, politik önyargılara karşı yapılan münazaralarda kimi zaman karşı taraf öfkesine yenik düşmüş, kimi zaman da aslında haklısın, aslında kısmen haklısın gibi sözler söylemiştir. İnsanlara bir “acaba?” dedirtmiştir.

İnternet üzerinde 7 saat süren anlayışçılık münazarası bile olmuştur bu münazaralarda anlayışçı nizamın kalitesi ortaya iyice konmuştur. Nomuli projesinin altyapısı olduğundan yapay dilciliğin daha iyi bir biçimde savunulmasının motoru anlayışçı nizam olmuştur. Hatta bazı insanlar “ben de anlayışçıyım” demişse de yapay dilci olmadıklarından mütevellit anlayışçı olarak görülmemişlerdir.

Bir takım insanlar “yapay dilciliğin anlayışçılıkla ilgisi yoktur” demiş ve kanıtlamaya çalışmışlardır lakin başarılı olamamışlardır. Yapay dilcilik anlayışçılığın olmazsa olmazıdır. Kimi anlayışçılık karşıtları Mustafa Kaptan’ı dolaylı yoldan tehdit bile etmiştir tek sebebi vardır yaptıkları münazaralarda haksız çıkmanın verdiği huzursuzluktur. Anlayışçı akımın arkasında sermaye, güç grupları, ruhani gruplar, karanlık odaklar, silahlı odaklar olmadığından mütevellit anlayışçı nizam bir yalnız kovboy olmuştur. Kimsenin borazanı olmamıştır sadece sağduyu ve vicdanın bir tezahürü olmuştur.

Tarafından desteklenmektedirBetterDocs

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir