10 temmuz 2010 Qosel Leysane Eleştirileri

2010 yılında Kaptanca projesi uyandırdığında üzerindeki tozlar silindi yeni bir isme sahip oldu adı Qosel Leysane oldu ve yeni bir sözlük yapıldı. Doğal olarak karşıtları da baş gösterdi. Halim Kaçmaz ve Üveys Kaçmaz bunlardan ikisiydi. Halim kaçmaz ve veyis kaçmaz görece zeki olduklarını düşünen 2 lise mezunu kişiydi mantıklarını iyi kullanıyorlardı lakin kullandıkları mantık çoğunlukla düz mantıktı ve Mustafa kaptan’ın mantıklı argümanlarına ya cevap vermiyorlar yahut konuyu değiştirerek haklı çıkabilecekleri başka bir yöne çekiyorlardı. 10 temmuz 2010 tarihinden önce de Halim kaçmaz nomuli karşıtlığı yapmıştır. uluslararası bir literatürde olmadığı için nomuliyi dil olarak kabul edemem demesi baştan falsodur çünkü nomulinin literatürü oluşturulduktan sonra yazılmıştır hakeza 5 yıldır uykuda olan ve 2010 yılında uyanan projenin henüz bir sürü yazılı literatürü bulunması söz konusu değildi. 2002-2005 arası bir yazılı literatür vardı lakin onların yazıldığı olduğu defterler okul defterleriydi ve doğal olarak fazla bir yazılı belge olmadığından kaptanca hakkında onlar imha edilmişti. Bugünse nomuli paylaşımları, şiirler, seslendirmeler, külliyat, online dergi ile beraber büyük bir literatürümüzün olduğu su götürmez gerçektir.

10 temmuz eleştirilerindeyse Halim kaçmaz Qosel Leysane’nin Mustafa tarafından empoze edildiğini savunmuştur ki bu yanlış bir savdır çünkü empoze dayatma demektir Mustafa Kaptan’ın elinde Halim kaçmaz’a karşı kullanabileceği hiçbir koz ne o gün vardı, ne bugün vardır ne de gelecekte olması mümkün değildir yani halim kaçmaz’a karşı bir empoze söz konusu bile değildir çünkü buna imkan yoktur. Halim kaçmaz’a sadece dil tanıtılmıştır yani bir deklarasyon ve propaganda vardır lakin empoze YOK-TUR. Kaldı ki o gün mesele Halim Kaçmaz’a dil tanıtmak değildi bazı meselelerden örnek verirken Qosel leysane tarihinden örnek vermiştim ki bunu daha evvelki zamanlarda da Mustafa Kaptan bunu yapmıştı.

Qosel leysane’nin bir felsefe ürünü olduğunu söyleyen Mustafa Kaptan’a üveys kaçmaz şu cevabı vererek saçmalamıştır; “felsefeciler kafayı yemiştir” matematiğin, icatların, bilimin babası olan filozoflara kafayı yemiş demek sadece bir akıl tutulması olabilir çünkü üveys kaçmaz’ın hayatında felsefe gibi bir kavram yer edinemezdi onun terazisi bu sıkleti çekmezdi o sadece bir robot gibi işe gider eve gelir türünden bir insandı. Halim kaçmaz ise kardeşi üveys’e nazaran daha zeki, daha felsefeye ve beyin fırtınasına açık bir insandı doğal olarak üveys’in sözleri malayani ve boş bir takım lakırdılar olabilirdi. Felsefe kavramı evet eleştirilebilir bir kavramdır ve eleştirilmelidir de hatta insanların düşüncesinin bir sınır noktası da vardır çünkü insanların idrak kapasiteleri sınırlıdır bunlara rağmen felsefe yine de akıl yürütmektir, bilgiyi sevmektir. Bilmenin bilgiyi sevmenin delilik olduğu ve cehaletin kutsandığı toplumların ilerlemesi olanaksızdır.

Nomuli hedeflerinden “aile dili projesi” hedefine halim kaçmaz alakaya maydanoz bir biçimde “bencillik ve faşizm” demiştir. aile dili projesi eğer arzu ederlerle aile arasında nomuli dilini konuşma planıdır ve faşistlik değildir faşizm böyle bir şey değildir nomuli hareketi gibi barışçıl bir hareketten faşizme giden bir yol çıkmamıştır ve çıkmayacaktır. bencilliğe gelince kültürlenmek ve insanları kültürlendirmek bir bencillik değildir bildiklerini paylaşan insanlara bencillik damgası vurmak bir demagojidir.

halim kaçmaz ısrarla Qosel leysane projesine getirisi yok, faydası yok demiştir lakin Mustafa kaptan hayatı boyunca yapay dilciliğin birçok faydasını görmüştür yapay dilciliğin faydasını gören bir insana fayda görmüyorsun demek akıl tutulması olabilir. Bugün yapaydil.net varsa bu bir getiridir, yapaydil.net yapay dilcilere ışık tutuyorsa Nomuli dolaylı yoldan getirisini beraberinde getirmiş demektir ki nomulinin birçok getirisi vardır burada saymakla konuyu saptırmamak gerekir.

Halim kaçmaz her argümanına cevaplar aldıkça daha da saldırganlaşmıştır hatta düşmanlık ettiği bu dilin o günkü külliyatında hata bulmaya çalışmıştır alfabesi olan Qosel Leysane’ye nerede bunun alfabesi? diye sormak göz göre göre inkarcılıktır, hakeza gramerinin olduğunu söylediğimiz bu dile bunun grameri yok demek bilmediğine düşman olmak değil de nedir?

Halim kaçmaz yapay dilciliğin tabutunu hazırlayıp çivisini çakmak istercesine ben yapay dil konusunu çok araştırdım o yüzden böyle konuşuyorum yalanını da söylemiştir. halbuki kendisi yapay dilleri hiç incelememişti nereden mi belli? 2 sene sonra Esperanto Türkiye facebook grubunu ona Mustafa kaptan gösterdiğinde o esperanto’yu Mustafa kaptan yaptı zannetmiştir de ondan. 130 yıllık esperanto’yu Mustafa kaptan’ın dili zannedebilecek kadar konuda bilgisiz olduğu ayan beyan ortadadır nomuli karşıtlığı için konuya hakimim yalanını uydurmuştur.

Peki Halim kaçmazla üveys kaçmaz eleştirileri nasıl bitmiştir? Tabii ki de küfürle. Mantıklı argümanlara cevap veremeyen Halim kaçmaz ile üveys kaçmaz küfretmeye başlamışlardır ve tartışma sona ermiştir.

Daha sonraki yıllarda Halim kaçmaz yaptıklarının bir hata olduğunu kabullenmiş ve bir daha bilmediği meselelerde konuşmamıştır. Üveys kaçmazsa bu konuda sadece bir kere “küfür ettim ama yorgun olduğum için ettim” savunması yapmıştır onun başka bir savunması olmamıştır.

Tarafından desteklenmektedirBetterDocs

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir